Medya’dan sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Mahir Ünal,



Anadolu Yayıncılar Derneği tarafından düzenlenen "Anadolu Sohbetleri" programına katılan AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Mahir Ünal, önemli açıklamalarda bulundu. Türkiye'nin Suriye bağlamında önemli diplomasi başarıları elde ettiğini belirten Ünal, "Bizi üzen en temel şey şu; Kemal Kılıçdaroğlu'nun grupta yaptığı konuşmayı dinlediğimde büyük bir hayal kırıklığına uğradım. Türkiye'nin Erdoğan'ın liderliği gibi önemli bir avantajı var. Bu meseleye siyasi bir perspektiften ziyade milli bir perspektiften bakmak gerekiyor. Erdoğan'ın uluslararası alanda nasıl bir oyun kurucu olduğuna baktığınızda Türkiye için Erdoğan'ın liderliği büyük bir avantajken, içeride Trump'un gönderdiği mektubu grup toplantısında okuyan, Türkiye'ye saldıranların argümanları ile konuşan bir muhalefet görmek insanı hayal kırıklığına uğratıyor" dedi.


Rusya ve ABD ile aynı anda diplomasi yürütüldüğünü, her ikisinden de istenilenin alındığını, Merkel, Macron, Johnson gibi liderlerin görüşmek istediklerini belirten Mahir Ünal, "Birde bakıyorsunuz ki CHP'den birileri çıkmış, Türkiye'ye saldıran lobilerin argümanları ile AK Parti'ye ve Recep Tayyip Erdoğan'a saldırıyor. Bu mesele siyasi bir mesele değil. Ben bu meseleyi siyasi bir mesele olarak görmüyorum, milli mesele olarak görüyorum. Benim 2 tane çocuğum var, çocuklarımızın 20 sene sonra nasıl bir ülkede yaşayacağını düşünerek siyaset yapıyorum. Recep Tayyip Erdoğan bunu düşünerek siyaset yapıyor. Herkesin Türkiye'nin kazanımlarını görmesi, dünyanın yüzde 90'ı 'Türkiye kazandı' derken, düşmanlarımız öfkeden kudururken, dostlarımız sevinirken, bakıyorum birileri maalesef kuduran düşmanlarımızın dili ile konuşuluyorsa bu beni üzüyor. Bizim şu anda düşmanlığı çoğaltmaya değil, birlik ve beraberliğimizi pekiştirmeye ihtiyacımız var" ifadelerini kullandı.

"En güzel cevabı Türk ordusu sahada verdi"

Türkiye'nin Kürtlerle hiçbir sorunu olmadığını, ancak ısrarla dünya basınının bu meseleyi gündeme getirdiğini kaydeden Ünal, "Bizim sorunumuz terör örgütleri ile. Bizim bu ülkeye saldıran herkesle bir sorunumuz ve mücadelemiz var. Birilerinin Trump'un mektubu üzerinden 'Bizim Cumhurbaşkanımıza hakaret edilmesine asla gönlümüz olmaz' deyip, Kılıçdaroğlu'nun Meclis kürsüsünden o mektubu okuması gibi o mektup üzerinden bir siyaset yürütüyorlar. Cumhurbaşkanımız bu mektuba sahada en güzel cevabı vermek yerine 'bana böyle bir mektup geldi, ben bu mektubu kabul etmiyorum' diye bir duygusallık gösterseydi, Türkiye'nin çıkarlarını, Türkiye'nin masada yürüttüğü oyunu bozmak için sızdırılan mektubu alıp meseleyi kişiselleştirse daha mı doğru olurdu? Ona verilecek en güzel cevabı Türk ordusu sahada verdi" diye konuştu.

"Bize terörist saldırı gelirse hangi derinlikte olursa olsun müdahale etme hakkımız var"

Yorum Gönderme

0 Yorumlar